Uzay Ajansları 1. Bölüm

Çok basit bir soru ile başlamanın daha doğru olduğunu düşünüyorum.
NEDEN UZAYLA İLGİLENİYORUZ?

Bu soruyu, bundan 100 yıl önce sorsaydık vereceğimiz cevap sadece felsefi ve tek olacaktı. Merak! Bugün aynı soruyu tekrar sorduğumuzda felsefi cevabımızın yanında güç ve ekonomi cevaplarını da almaktayız. Biraz iddialı gibi duruyorsa da uzay ile ilgilenmemizin 3 temel sebebi var; Merak, Güç ve Ekonomi.

Neden uzayı merak ediyoruz? Kendi dünyamız, çevremiz bize yetmiyor mu? Dünyamızda daha keşfetmediğimiz birçok yer kaldı var da uzay mı eksik kaldı? Bu tarz soruların cevapları genelde sübjektiftir. Çünkü neyi ne kadar bildiğimizi hala bilmiyoruz. Bilimin herhangi bir sınırı olmadığı için de sürekli sorular sormaya ve sorduğumuz soruları çoğaltmaya devam ediyoruz. Uzay ile ilgilenmemizin en temel sebebi merak. Merak bize araştırmayı, araştırarak öğrenmeyi, öğrendikçe mutlu olmayı, kendimizi ve içinde bulunduğumuz evreni anlamamızı sağlıyor. Evreni anladıkça kendimiz için kullanmayı, kullandıkça da gelişmemizi sağlıyor. İnsanoğlu olarak, merak ile birlikte sorduğumuz soruların cevaplarını almaya başladıkça teknolojilerimizi geliştiriyoruz ve geliştirdiğimiz teknolojiler sayesinde de doğayı kendi geleceğimiz için kullanmaya başlıyoruz.

Peki Neyi ya da neleri merak ediyoruz?

Biz yaşadığımız dünyamızı merak ediyoruz. Okyanusuyla, ormanlarıyla, bitki örtüsü ve coğrafyasıyla, şehirleriyle, kaynaklarıyla, jeopolitik konumlarıyla daha çok bilgiyi arıyoruz. Uzay bize dünyamıza dışarıdan bakmamızı ve onun hakkında daha çok bilgiye ulaşmamızı sağlıyor. Bunun en güzel uygulaması uzaktan algılama ve yer gözlem uyduları.

Biz kendimizi, diğer insanların ne yaptığımızı merak ediyoruz. Başka ülkelerde neler oluyor, dostlarımız, akrabalarımız nasıl yaşıyorlar, biz onlar ile ne paylaşıyoruz. Uzay aslında çok uzaktakileri yakınımıza kadar getirerek kolayca haberleşebilmemizi sağlıyor. Küreselleşmenin temelini aslında uzay oluşturuyor. Bunun en güzel örneği haberleşme uyduları. Onlar sayesinde an be an dünyanın herhangi bir yerinde neler oluyor kolayca öğrenebiliyoruz.

Neredeyiz ve nereye gittiğimizi merak ediyoruz ya da ihtiyaç duyuyoruz. Eskiden rehber aldığımız yıldızların yerini şimdi referans aldığımız uydular bize nerede olduğumuzu ve nereye gittiğimizi gösteriyor.

Bilinmeyen uzayı merak ediyoruz. Tek bir evrende mi yaşıyoruz yoksa kendi evrenimizden başka evren ya da evrenler var mı? Bu tarz soruları gökyüzünü gözlemleyerek çözebiliyoruz. Yüzümüzü gökyüzüne çevirdiğimizde gözümüzle gördüğümüz ya da görmediğimiz tüm gök cisimleri elektro-manyetik tayfın gözle görünen ya da görünmeyen dalga boylarında yayın yapıyorlar. Bu yayınları gözlemleyerek, anlayarak ve çözerek yaşadığımız evreni tanıyoruz. Çözmek için geliştirdiğimiz cihazlar ile teknolojimizi geliştiriyoruz. Gök cisimlerini ve yaşadığımız evreni uzaya çıkarak tanıyabiliyoruz. Belki çok klasik olacak ama uzay aslında bilinmezi barındırdıkça ve biz çözerek gelişimimizi sürdürüyoruz. Evreni anlamız onu kullanmamız için bir araç oluyor.

Uzay ile ilgilenmemizin ikinci temel sebebi güç.

Literatürde gücün birçok tanımını bulabiliriz. Burada kast ettiğimiz güç; uzayın askeri ve güvenlik boyutu. Belki bilenleriniz rahmetli Nuri Dermirağ’ın bir sözü hatırlar; “Gökyüzüne hakim olmayan milletler yerin dibine girmeye mahkumdurlar.” Bu söz, Nuri Demirağ’ın ölümünden 45 yıl sonrasında biraz şekil değiştirdi ve artık uzayın hakimi olan milletler yeryüzünün de hakimi dememizin hiçbir sakıncası kalmadı. Uzayda hâkimiyet ”Space Superiority” kuran veya kurmakta olan ülkeleri incelemek başka bir yazının konusu. Ancak uzay teknolojilerinin askeri ihtiyaçlar sebebiyle gelişme gösterdiğini ve bu gelişme ile an be an izlendiğimizi belirtmenin önemli olduğunu düşünüyorum.

Uzay ile ilgilenmemizin diğer bir nedeni ise ekonomik.

Uzay Endüstrisi 2013 yılında yaklaşık 314 milyar dolar büyüklüğüne ulaştı. Bu rakam 2012 yılına göre %4 büyüme gösterdi. Bu sanayide üretilen ürünlerin Fırlatma, haberleşme, uzaktan algılama ve seyrüsefer olmak üzere 4 ana uygulama alanı bulunuyor. Bu sanayiler bilimsel çalışmalar için geliştirilen sistemler dışında günlük hayatımızın direkt içinde olan ve yaşamımızı doğrudan etkileyen teknolojilerin üretimini gerçekleştiriyor. Merak ve güç ihtiyacı bize uzay teknolojilerini geliştirmemizi ve belli bir ekonomik büyüklüğe ulaşmamızı sağlıyor.

Teknolojik gelişimimizin yanı sıra uzayın enerji ve maden kaynaklarından henüz yararlanmaya başlamadık ya da başlayamadık. Dünyamızdaki kaynakların kısıtlı olması sebebiyle uzaydaki kaynaklara mutlaka ihtiyaç duyacağız. Şuanda uzaya erişim maliyetlerin yüksek olması buna en büyük engel. Uzayın enerji ve maden kaynaklarına erişimi ve kullanımı, ekonomimize kazandırma maliyetlerini karşılayacak seviyeye geldiğinde, günümüzün petrol savaşlarının yerini yarının uzay kaynaklarına bırakacağını düşünmek hiç yanıltıcı olmayacaktır.

Dünyaya baktığımızda bilgi ve teknoloji sahibi olup uzay alanında hedeflerini gerçekleştirebilen ülkeler ile bilmeyip; yapanları izleyenler arasında büyük bir ayrım olduğunu ve bu ayrımın iki kesimin düşünsel olarak da ayrışmalara sebep olduğunu görüyoruz. Bilgi ve beceri sahibi olan ülkeler arasına girmek; cehaletin yenilmesinde, uygarlık seviyesinin üzerine çıkılmasında ve ilk on büyük ekonomi arasında yer alınmasında en önemli ihtiyaç. Bu ihtiyacın ancak bilimin gelişmesi, üretim tekniklerinin ilerlemesi ve teknolojik yenilik ile mümkün olacağı gözüküyor. Teknolojimizi nasıl geliştireceğimizi ve geliştirdiğimiz teknoloji ile mevcut teknolojiyi nasıl ilerleteceğimizi iyi anlar isek oluşturduğumuz veya oluşturacağımız sistemin gelişmesini daha kolay sağlar ve daha ileriye doğru emin adımlar ile ilerleyebiliriz. Uzay bu çerçevede önemli bir rol üstleniyor.

Uzay bilinmezini çözmek, teknik birikim ve bilgi gerektirdiği için bilimde, teknolojide ve dolaylı olarak ekonomide ciddi atılımlar yapılmasına olanak sağlıyor. Sivil alanda bu atılımları da uzay ajanları vasıtasıyla gerçekleştiriyoruz. Uzay araştırmalarında gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeleri inceleyecek olursak uzay ajanslarına/kurumlarına sahip olduklarını görmekteyiz.

Yine basit bir soruyu ile başlamanın daha doğru olduğunu düşünüyorum.

UZAY AJANSI NEDİR? HANGİ FONKSİYONLARI YERİNE GETİRMEKTEDİR?

Uzay Ajanslarının fonksiyonları ülkeden ülkeye farklılık göstermektedir. Üstlendikleri görev ve sahip oldukları bütçe bu fonksiyonların farklılaşmasını ya da basit fonksiyonlara sahip olmasını sağlamaktadır. Uzay ajansları kimi ülkelerde sadece uzaktan algılama ve hava olaylarını inceler iken kimi ülkelerde fırlatma sistemlerinin geliştirilmesi, Ay’a ya da Mars’a sondaların gönderilmesi, Uluslararası Uzay İstasyonu işletilmesi gibi faaliyetleri yürütmektedir.

  • Uzay Ajansları Sivil Uzay Politikası Geliştiren Kurumlardır.

Uzay ajansları ülkelerin sivil uzay politikasını belirleyen, milli kurumlardır. Burada sivil kelimesinin altını çizmekte fayda olduğunu düşünüyorum. Çünkü uzay alanındaki örnekleri incelediğimizde politika olarak sivil uzay ve askeri uzay politikalarının birbirinden ayrı yürütüldüğü gözlemlenmektedir. Savunma ve Güvenlikle ilgili faaliyetler Savunma Bakanlıklarının çatısı altında yürütülmektedir. Bunun yanı sıra uzay ajansları doğrudan devlet başkanına ya da ilgili bakanlığa bağlı olarak faaliyetlerini yürütmektedir. Bu hiyerarşinin tamamen yoğurt yemek ile alakalı olduğunu düşünsek de ajansların yönettikleri bütçe ile doğrudan alakalı olduğunu düşünmek hiçte yanlış olmaz. Ayrıca uzay ajansları, her ne kadar bilim ve teknolojiyi bünyesinde bulundursa da bilim ve teknoloji kurumlarından ayrı faaliyet göstermektedirler.

  • Uzay Ajansları Araştırma ve Geliştirme Kurumlardır.

Uzay Ajansları kendi bünyesinde bulundurduğu enstitüler ve merkezler yoluyla araştırma, geliştirme ve üretim faaliyetlerini yürütmektedir. Teknoloji geliştirerek bunu uzayda uygulamakta ve yeni uygulama alanları yaratıp yarattığı alanları gelişmesine katkıda bulunmaktadır. Ancak Sanayinin gelişmesi öncelik olduğu için araştırma, geliştirme ve üretim konuları sanayinin sahip olduğu yetenekler ile çakışmamaktadır. Çakışma olur ise öncelik sanayiye verilmektedir. Uzay ajanları ticari sektörün yatırım yapamayacağı yüksek maliyetli ileri teknoloji denebilecek araştırma ve geliştirme alanlarında çalışmalarını yürütmektedir.

  • Uzay Ajansları Milli Ekonominin ve Teknolojik Altyapının Desteklenmesi için Çalışırlar.

Uzay Ajansları, yürüttükleri projelerin maliyetleri çok yüksektir. Yürüttükleri projelerin bütçeleri ve yatırımlar yüksek maliyetli olması sebebiyle ülke ekonomisini doğrudan etkilemektedir. Uzay projelerinden kazanılan teknoloji, başka sanayilerde, tasarım, üretim teknolojik yenilik ve verimlilik getirmesi, ekonomik büyümeye en büyük katkısı olarak ele alınabilir. Araştırma yapmak ve mümkün olan azami ölçüde, uzayın ticari kullanım için, teşvikte bulunmak bu konuda ilgili bakanlıklar ile koordinasyonu sağlamak Uzay Ajansının görevleri arasında yer alır. Uzay Ajansları ticarileştirme önceliği olan kurumlardır.

  • Uzay Ajansları Uluslararası İşbirliğine Açık Kurumlardır.

Proje maliyetleri yüksek olması sebebiyle diğer ülkeler ile uluslararası işbirliğine gidilebilmektedir. Örneğin Uluslararası Uzay İstasyonu(UUİ) buna en güzel örnektir. UUİ proje maliyeti yıllık yaklaşık 4 milyar dolardır. Tek bir ülkenin tek başına bu büyüklükteki bir projeyi yüklenmesi pek mümkün olmaması sebebiyle bir kaç ülkenin bir araya gelmesi ile proje hataya geçirilebilmektedir.

Uzay Ajansları, ülkelerin ihtiyaç duyduğu bilimsel planlamaları doğrultusunda ülkeler arası işbirliği ve çalışmalar yürütmektedirler. Sivil kurum oldukları için diğer uzay ajanları ile doğrudan ve kolaylıkla işbirliğine gidilebilmekte ve ortak projelerin geliştirilmesinde faaliyet gösteririler.

  • Uzay Ajansları Eğitim Kurumlardır.

Uzay ajanslarının en temel görevlerinden bir tanesi yetişmiş insan gücünün yetişmesine olanak sağlamasıdır. Yetişmiş insan gücünü uzay gidecek bir Uzay Adamı – Astronot olarak veya ilkokul seviyesinde roketlerin, uyduların nasıl çalıştığını, hayatımızı nasıl etkilediğini anlatan eğitimler olarak da ele alınabilir. Buradaki temel felsefe bir sonraki atılımı gerçekleştirebilecek bireylerin bu eğitimi alan insanlardan çıkacak olması. Halk ile sürekli iç içe olan Uzay ajansları toplumun bilinçlendirilmesi ve bilgilendirilmesi konusunda sürekli faaliyet göstermektedirler.

M. Fatih ENGİN

Twitter: @spaceturk

Kaynaklar:

SpaceFoundation

Uzay Ticaret Ofisi

 

 

 

Posted in Haberler.